17 Şubat 2010 Çarşamba

Biz Geldik!

Bir blog sahibi olmak kendi kendine konuşmayı bir 'deli eylemi' olmaktan çıkarıp, kabul edilir ve zaman zaman takdir edilir birşey yapıyor dedim ve bir blog açtım.

Herkes bilir, ben çok konuşurum. Konuşurken heyecanlanırım üstelik. Anlattıklarımı dinlemenize bayılırım, hele bazılarınız gözümün içine bakar dinlerken ölürüm!

Ama en çok kendimle konuşurum. İstedim ki bir yerde bulunsun bu kendi kendine, gizli konuşmalar, ve artık o kadar gizli olmasın.

Sıra blog'uma isim vermeye gelince, kendi kendine konuşmaktan başka çaresi olmayan, kurtuluşu 'edeleli' kollarda arayan diri vücud sahibi birine olan gönül borcum devreye girdi.




"Yani Feriştah, hayal alemin o kadar zengin, o kadar zengin ve geniş ki, gerçek Feriştah'ın bile aklını karıştırıyorsun." demişti Feriştah Zulüm. Öyle ki olmayan edeleler var, istenmeyen koca yok oluyordu.

Ben de öyle konuşmak, öyle yazmak, öyle anlatmak istiyorum, benimkiyle beraber sizin de aklınız karışsın, beraber gülelim istiyorum.

Amacım, kendi 'fentezi' dünyama sizi de karıştırıp bulaştırmak, gizli kapaklı işlerime sizi de alet etmek. Kolay gelsin!


esc



3 yorum:

  1. ilk severek izliyoruz insanı olmaktan gurur duyarım. sana puanım 9 kanka yola devam..

    YanıtlaSil
  2. of ya..bi kere her seyden evvel feristahi yeniden soktun ya hayatima esc..en ulvi duygularin insanisin..sari pantolonun falan var senin..
    numani unutma ama..

    deniz ama can olan..

    YanıtlaSil
  3. hadi türkiyeyi geçtim de,evropa bile nefesini tuttu seni izliyor esc!

    YanıtlaSil