Dönüp dolaşıp oraya gitmek istiyorum.
7 Ocak 2012 Cumartesi
15 Şubat 2011 Salı
Tekrar Gelecem!
"Artık burama kadar gelmişti... Buram neresiydi bilmiyordum, tek bildiğim buram buram terliyordum ve bir buhranın tam ortasındaydım... Allahım bana ne oluyordu? Yoksa bir psikolojiste mi gitseydim?"
İstanbul'a gittim. Baş Badilerime duyduğum hasret bana 12 saatlik bi tren yolculuğu yaptırdı. Hareket halinde olan bir toplu taşıma aracında uyuyamamak nedir, bilir misiniz? Ya da zangır zangır titreyen 0,5 m3 hacminde bir kabinde zıçmak...
Ama değdi, hissi manada bi ihracat yapmam gerekiyordu ve hisselerimi ağlamaktan ramazan davuluna dönen gözler, kulaklara tokmak gibi desibel desibel vuran müzik, o müziğin dansla harmanı, edelelerde oluşan sızı, sabahları baş ağrısı olarak pazarladım geldim. Özüme döndüm; ben manik depresif bi alkoliğim, bi Zeki Müren'im "kalpten kalpe akışlarla, alkışlarla yaşıyorum."
İstanbul'a daha sık gidicem.
Bir yıl sonra tekrar yazmaya heveslenmemin müsebbibi son İstanbul'dur, aldığım hediye 'Feriştah'ın Fentezileri' kitabıdır. Hem zaten "İstanbul bakire bir fahişe gibidir" değil midir?
Yol arkadaşıma, şehirli, modern, çağdaş, diri vücud sahibi ahretliklerime, edelelerini masa başı işlerde zayi eden dostlarıma +rep
esc
İstanbul'a gittim. Baş Badilerime duyduğum hasret bana 12 saatlik bi tren yolculuğu yaptırdı. Hareket halinde olan bir toplu taşıma aracında uyuyamamak nedir, bilir misiniz? Ya da zangır zangır titreyen 0,5 m3 hacminde bir kabinde zıçmak...
Ama değdi, hissi manada bi ihracat yapmam gerekiyordu ve hisselerimi ağlamaktan ramazan davuluna dönen gözler, kulaklara tokmak gibi desibel desibel vuran müzik, o müziğin dansla harmanı, edelelerde oluşan sızı, sabahları baş ağrısı olarak pazarladım geldim. Özüme döndüm; ben manik depresif bi alkoliğim, bi Zeki Müren'im "kalpten kalpe akışlarla, alkışlarla yaşıyorum."
İstanbul'a daha sık gidicem.
Bir yıl sonra tekrar yazmaya heveslenmemin müsebbibi son İstanbul'dur, aldığım hediye 'Feriştah'ın Fentezileri' kitabıdır. Hem zaten "İstanbul bakire bir fahişe gibidir" değil midir?
Yol arkadaşıma, şehirli, modern, çağdaş, diri vücud sahibi ahretliklerime, edelelerini masa başı işlerde zayi eden dostlarıma +rep
esc
17 Şubat 2010 Çarşamba
Biz Geldik!
Bir blog sahibi olmak kendi kendine konuşmayı bir 'deli eylemi' olmaktan çıkarıp, kabul edilir ve zaman zaman takdir edilir birşey yapıyor dedim ve bir blog açtım.
Herkes bilir, ben çok konuşurum. Konuşurken heyecanlanırım üstelik. Anlattıklarımı dinlemenize bayılırım, hele bazılarınız gözümün içine bakar dinlerken ölürüm!
Ama en çok kendimle konuşurum. İstedim ki bir yerde bulunsun bu kendi kendine, gizli konuşmalar, ve artık o kadar gizli olmasın.
Sıra blog'uma isim vermeye gelince, kendi kendine konuşmaktan başka çaresi olmayan, kurtuluşu 'edeleli' kollarda arayan diri vücud sahibi birine olan gönül borcum devreye girdi.

"Yani Feriştah, hayal alemin o kadar zengin, o kadar zengin ve geniş ki, gerçek Feriştah'ın bile aklını karıştırıyorsun." demişti Feriştah Zulüm. Öyle ki olmayan edeleler var, istenmeyen koca yok oluyordu.
Ben de öyle konuşmak, öyle yazmak, öyle anlatmak istiyorum, benimkiyle beraber sizin de aklınız karışsın, beraber gülelim istiyorum.
Amacım, kendi 'fentezi' dünyama sizi de karıştırıp bulaştırmak, gizli kapaklı işlerime sizi de alet etmek. Kolay gelsin!
esc
Herkes bilir, ben çok konuşurum. Konuşurken heyecanlanırım üstelik. Anlattıklarımı dinlemenize bayılırım, hele bazılarınız gözümün içine bakar dinlerken ölürüm!
Ama en çok kendimle konuşurum. İstedim ki bir yerde bulunsun bu kendi kendine, gizli konuşmalar, ve artık o kadar gizli olmasın.
Sıra blog'uma isim vermeye gelince, kendi kendine konuşmaktan başka çaresi olmayan, kurtuluşu 'edeleli' kollarda arayan diri vücud sahibi birine olan gönül borcum devreye girdi.

"Yani Feriştah, hayal alemin o kadar zengin, o kadar zengin ve geniş ki, gerçek Feriştah'ın bile aklını karıştırıyorsun." demişti Feriştah Zulüm. Öyle ki olmayan edeleler var, istenmeyen koca yok oluyordu.
Ben de öyle konuşmak, öyle yazmak, öyle anlatmak istiyorum, benimkiyle beraber sizin de aklınız karışsın, beraber gülelim istiyorum.
Amacım, kendi 'fentezi' dünyama sizi de karıştırıp bulaştırmak, gizli kapaklı işlerime sizi de alet etmek. Kolay gelsin!
esc
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)